Share this content on Facebook!

Sponsor Links

Archive
2016 (1)
 August (1)
2013 (2)
 May (2)
2012 (6)
 December (1)
 October (1)
 June (1)
 April (1)
 March (2)
2011 (1)
 February (1)
2010 (10)
 December (1)
 October (1)
 June (1)
 March (2)
 February (2)
 January (3)
2009 (14)
 December (4)
 November (3)
 October (7)




Search

ATATÜRK KÖŞESİ

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN HAYATI, ESERLERİ DETAYLI BİLGİ İÇİN: http://www.tsk.tr/anitkabir/hayati.html

BÜLENT ECEVİT KÖŞESİ
BÜLENT ECEVİT'İN HAYAT HİKAYESİ, ESERLERİ

DUYURULAR
TÜRK TARİHİ VE ATATÜRK KONULARINDA ÇALIŞMALAR YAPAN SİNAN MEYDAN'IN SON KİTABI AKL-I KEMAL İKİ CİLT HALİNDE İNKILÂP KİTAPEVİNDEN ÇIKMIŞTIR. SİNAN MEYDAN BU KİTAPLARINDA ATATÜRK'ÜN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ ÇAĞDAŞ MEDENİYETLER SEVİYESİNE ÇIKARACAK PROJELERİNİ ANLATMAKTADIR. ÇOK YAKINDA BU İKİ CİLDİN DEVAMI OLAN ÜÇÜNCÜVE DÖRDÜNDÜ CİLTLER DE PİYASAYA SUNULACAKTIR.

SÜPER TEKLİFE ÜYE OL SEN DE KAZAN
SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan! http://www.superteklif.com/SuperUye/SuperUyeFormu.aspx?bid=30341076-5327-4f30-8c52-b3881281206e

ÖZGEÇMİŞ
Armağan Üreten, 17 Mayıs 1976'da İstanbul'da doğdu. Liseyi Fatih Ticaret Meslek Lisesi Muhasebe Bölümü'nden mezun olduktan sonra uzaktan eğitim yapan Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden 1997 yılında mezun oldu. 1999-2000 yılları arasında vatani görevini Muş ilinde tamamlayan Armağan Üreten, Yeditepe Üniversitesi İngilizce İşletme Yüksek Lisansı İşletme Finansmanı Ana Bilimdalı'ndan "Restructuring of the Turkish Pharmacuetical Industry by Merger and Acquisitions" isimli teziyle mezun oldu. 2004 yılında Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olmak amacıyla başladığı SMMM Stajını başarıyla tamamlayarak 2006 sonunda SMMM ruhsatını almaya hak kazandı. 2009 yılında siyasete atılan Armağan Üreten, aynı yıl yapılan yerel seçimlerde Demokratik Sol Parti Fatih İlçe Başkanlığı tarafından Fatih Belediyesi Belediye Meclisi Üyeliğine aday gösterildi Halen DSP'de üyeliği devam etmektedir. İlk iş deneyimini ticaret lisesinde okurken muhasebe stajı yaparak yaşayan Üreten, 15 Nisan 2010 yılından itibaren Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi Bütçe ve Mali İşler Departmanında görev almaktadır. Siaysetin yanında özellikle de Türk Tarihi ile yakından ilgilenmekte olan ve ayda bir kitap okumayı kendine hedef seçen Üreten, okuduğu kitaplardan derlediği konuları, siyasette edindiği tecrübeleri, katıldığı seminer, toplantı vb yerlerde aldığı bazı bilgileri paylaşabilmek için 2009 yılının Ekim ayından itibaren bu sitede yazılar yazmaya başlamıştır. Yazıları genellikle, Demokratik Sol Kültür ve Kurutuluş Savaşı ile ilgili olan Üreten'in ayrıca kamuoyunu yakından ilgilendiren bazı konularda da yazıları yayımlanmıştır. Armağan Üreten bekâr olup, İngilizce bilmektedir

30 Oct 2012

Değerli okurlar, Atatürk, Ön Türk Tarihi ve Yakın Tarih üzerine yaptığı çalışmalar ile tanıdığımız Sinan Meydan'ın daha önce ilk iki cildi yayımlanan "AKL- KEMAL ATATÜRK'ÜN AKILLI PROJELERİ" isimli kitabınının üçüncü cildi piyasaya çıktı.

Sinan Meydan, bu kitabında Türkiye'yi çağdaş uygarlık düzeyine çıkaran ve devrimlere öncülük eden bazı uygulamalardan bahsediyor. Özelllikle, uygulanan Ekonomi Politikalarını ve sanayileşme politikalarını anlattığı kitabında Meydan, ulaşım konusunda Demiryolu projesinin kalkınma yolunda önemli bir mihenk taşı olduğunu vurguluyor.

Kitapta yer alan projeler özetle şöyle:

KEMALİST EKONOMİ MODELİ..........:

Yokluk ve yoksulluk içinde kazanılan bir Kutuluş Savaşı.... Kağnı komutanları, kadın kağnı sürücülerinin gizli öyküsü, "uçan kağnının" ve paradaki sabanın sırrı. Tekalif-i Milliye Emirleri ve Trük insanının büyük fedakârlığı. İmalâtı-ı Harbiye gerçeği. Osmanlı'nın emperyalizme teslim olarak çöküşünün kısa tarihi. Atatürk'ün emperyalizmin pençesinde, borç batağında, yoksul bir ülkeden borçsuz ve tam bağımsız bir ülke yaratması. Kemalist Ekonomi Modeli. Belgeler, rakamlar ve istatistiklerle Cumhuruiyet'in ekonomi mucizesi. Kemalist Ekonomi Modeli'nin yok edilişine ilişkin unutulan gerçekler: ABD istekleri, ABD raporları ve ikili anlaşmalar.

SOSYAL FABRİKA PROJESİ..............:

Atatürk'ün fabrikalara verdiği önem. Atatürk'ün kurudğu fabrikaların tam listesi. Belgelerle ve fotoğraflarla Atatürk'ün Sosyal Fabrika Projesi. Atatürk'ün Kalkınma Planları ve Devletçi ağır sanayi hamlesi. Atatürk'ün Sosyal Fabrika Projesi'nin yok edilişi. Kapısına kilit vurulan, yıkılan, yok pahasına satılan fabrikalar ve Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası'nınbugünkü içler acısı durumunun belge fotoğrafları.

DEMİRAĞ (DEMİRYOLU) PROJESİ....:

Osmanlı Devleti'nin sömürülmesşnde ve yıkılmasında yanlış demiryolu politikasını rolü. Yabancı şirketlere geniş ayrıcalıklar tanıyan demiryolu imtiyaz sözleşmeleriyle emperyalizmin Osmanlı'yı iliklerine kadar sömürdüğü gerçeği. Atatürk'ün antiemperyalist ve milli demiryolu politikası. Atatürk'ün Türkiye'yi demirağlarla ördüğü gerçeği. Atatrük'ten sonra Türkiye'nin "Demirağ Projesi"nden vazgeçip "Karayolu Projesi"ne yönelmesinin nedenleri. Bu konudaki ABD raporları, istekleri, yardımları ve ikili anlaşmalar.

 



30 Oct 2010

87 yıl oldu. Emperyalizme karşı savaşın kazanılarak, bağımsızlığımızı elde etmemiz ve bunun sonrasında cumhuriyetin ilanı, 23 Nisan 1920'de kurulan devletin yönetim şeklinin ve adının konmasının üzerinden 87 yıl geçti.

Burada tarih dersi vermeyeceğim. Bunu uzmanlarına bırakmak daha iyi. Ancak şunu belirtmek isterim ki, son yıllarda cumhuriyetimize ve cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'e karşı saldırılar olmakta ve tarihimiz, tarihi gerçekler çarpıtılmaya çalışılmaktadır. Peki, tarihi çarpıtmaya çalışanların amacı nedir? Veya neden böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyuyorlar?

Tarihi çarpıtmaya çalışanlar, Atatürk'ün sağlığında iken buna başlamışlardır. Bugün bu kişilerin isimlerini burada kaleme almayacağız. Ama zaman içinde, yeri geldikçe tarihi çarpıtanları deşifre ederek, doğruyu, gerçeği anlatmaya gayret göstereceğiz. Yalnız bu konuda şunu belirtmek isterim ki, Atatürk'e saldıranlar, cumhuriyetimize saldıranlar, bir şekilde yaşamları sırasında Atatürk'le birlikte olmuş, fakat fikir birliğine varamayıp, O'nun çevresinden ayrıldıktan sonra O'na karşı muhalefe geçerek, yaptıklarını eleştirmişler ve olumsuz göstermek için çabalarmışlardır. Bir grup insan ise, Kurtuluş Savaşı'nda yapamadıklarını gerçekleştirmek isteyen emperyalist devletlerin gönüllü askerliğini yapan kişilerdir. Ki, bunlar da cumhuriyeti olumsuz göstermek çabası içindedirler.

Peki ama cunhuriyet bu kadar kötü mü? Elbette hayır. Cumhuriyetle birlikte ülkemiz kalkınmış, halkımız birey olmuş ve kısa bir sürede çağdaşlaşma yolunda adımlar atılmıştır. Mesela, modern ziraat teknikleri ile tarım ürünlerimizin kalitesi artmış, birçok fabrika kurularak sanayileşme hamlesi başarı ile sonuçlanmıştır. Ekonomik alanda kimseye muhtaç olunmamış, özel sektörün giremediği alanlara yatırım yapılarak devletçilik ilkesi uygulama alanı bulmuştur. Kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı verilmiş ve kadınlarımız hak ettiği yere ulaşmıştır.

Türkiye, "yurtta barış, dünyada barış" parolası ile hem komşularıyla hem de diğer devletlerle dostane ilişkiler kurmuş ve sınırlarını güvence altına almayı bilmiştir. Bunun neticesinde de saygı duyulan bir ülke olarak Milletler Cemiyeti'ne davet edilmiştir.

Eğitim alanında da bir çok yenilik yapılarak, "hayatta en hakiki mürşit ilimdir" felsefesi ile modern dersliklerde eğitim verilmiştir. 

Yukarıda kısaca saymaya çalıştığımız hadiseler, cumhuriyetle birlikte kazandıklarımızdır. Eğer bugün bağımsız bir devlet olarak yaşıyorsak, birey olmuşsak, dileğimiz şekilde seyahat edebiliyorsak, ibadetlerimizi yerine getiriyorsak bu Atatürk ve Cumhuriyet sayesindedir. Dolayısı ile eleştirmek ve karşı çıkmak yerine, eksik olan yerleri onararak daha iyiye ulaşmak için çabalamalıyız. 



24 Nov 2009

Son günlerde kafamı kurcalayan bir soru var. Neden her ortamda Lâiklik ön plana çıkarılıyor? Atatürk ilkeleri deyince neden ilk önce lâiklik akla geliyor? Ve neden diğer Atatürk ilkeleri gündeme gelmiyor? Gündeme getirilemiyor?
Aslında cevabını daha önceden bulmuştum. 2007 genel seçimlerinden sonra dönemin Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Sayın Zeki Sezer'in basında çok fazla yer bulmayan bir açıklaması olmuştu. Bu açıklamada sayın Sezer: "Biz lâiklik kavramı üzerinde çok fazla durduk. Ancak, halka inip, senin ne derdin var? Sen ne istiyorsun? diye sormadık. Eğer, halka inip, halkın sorunlarını tartışsaydık sonuç daha farklı olurdu" demişti. Üzerinde düşündüğünüzde gerçekten haklılık payı olan bir açıklama idi. Halk, geçim sıkıntısı çekerken, ortaya çıkıp "Türkiye lâiktir, lâik kalacak" demek, bana göre abesle iştigal etmek demektir. Türk halkını yıllarca uyutan, ona hiç bir şey vermeyen, ama mangalda kül bırakmayanların ülkemizi getirdikleri nokta, vatandaşlarımızın Atatürk'e olan sevgilerini azaltma noktasıdır. Bu noktayı iyi kullanan bazı çevreler de şu ana kadar istediklerini almış görünüyorlar.
Halbukî, tüm Türk halkını kucaklayan ve hiç bir ayırım gözetmeden tüm yurttaşlarımıza da aynı uzaklıkta bulunan Atatürk ilkelerini yeniden yorumlayarak herkesi kapsayacak şekilde CUMHURİYET İLKELERİ olarak düzenleyebiliriz. Vatandaşlarımıza da doğru şekilde anlatıldığı takdirde de esas amaca ulaşabiliriz.
Burada ilkelerin açıklamasını yapmayacağım. İlkelerin kısa açıklamalarını Sayın Erhan AKKAŞ'ın 31.07.2009 tarihinde yazdığı ATATÜRK İLKELERİ başlıklı yazıda bulabilirsiniz. Burada anlatmaya çalıştığım esas olarak Atatürk'ün teoriyi oluşturan kişi olduğu ve onun önerisinin tüm halkı nasıl kapsadığını açıklayabilmek.
Bir şemsiye düşünelim:
Bu şemsiyenin beş teli olduğunu düşünelim. Her bir tel, cumhuriyetçilik, halkçılık, milliyetçilik, devletçilik ve lâikliği simgelesin. Şemsiyenin ortasında bulunan ve şemsiyeyi tuttuğumuz sap ise devrimcilik ilkesini anlatsın. Şemsiyeyi tutan kumaş ise, Türkiye olsun.
Bu varsayımlara göre, sadece lâiklik telini kullanarak şemsiyeyi kullanabilir miyiz? Diğer teller olmadığı müddetçe, lâiklik teli şemsiyeyi korumaya tek başına yetmeyecektir. Ama, lâiklik teli diğer tellerle bir arada kullanıldığında şemsiye de iş görecektir. Dolayısıyla, cumhuriyetçilik olmadan, devrimciliği; halkçılık olmadan laikliği; milliyetçilik olmadan da devletçiliği savunamayız. Hepsi birbirine geçmiş ve bir bütün oluşturmuştur.
Sonuç olarak tüm ülkeyi kapsayacak ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak biçimde Atatürk ilkeleri CUMHURİYET İLKELERİ olarak yeniden yorumlanmalı; Demokratik Sol Felsefenin temeli olan ORTANIN SOLU kavramı ile de bütünleştirilerek tüm yurttaşlarımıza anlatılmalıdır.

_________________
Armağan ÜRETEN 15.08.2009
DSP FATİH BEL.MEC.ÜY.KON.ADY.